Eşinizi Gerçekten Tanıyor musunuz? Belki de Sorun Sevgi Değil, Mizaç Farkı
“Beni seviyor ama neden beni anlamıyor?”
“Ben onun için bu kadar şey yapıyorum, neden hâlâ mutlu olmuyor?”
“Ne söylesem yanlış anlıyor.”
“Eşim neden bu kadar farklı düşünüyor?”
Evlilik hayatında bu cümlelerden en az biri size tanıdık geliyor olabilir.
Bazen iki insan birbirini gerçekten sever. Birbirleri için fedakârlık yapar, aynı hayatı paylaşır ve aynı gelecek için emek verir. Fakat yine de bazı konularda bir türlü birbirlerini anlayamazlar.
Çünkü sevmek ile karşımızdaki insanın nasıl sevildiğini bilmek aynı şey değildir.
Belki de evlilikte yaşanan bazı çatışmalara “Sevgimiz azaldı mı?” diye bakmak yerine başka bir soruyla yaklaşmak gerekir:
“Acaba eşimin mizacını yeterince tanıyor muyum?”
Her İnsan Sevgiyi Aynı Şekilde Yaşamaz
Eşinizin sizden beklentisi, sizin beklentinizle aynı olmayabilir.
Sizin için sevgi; ilgi görmek, güzel sözler duymak ve duyguları paylaşmak olabilir. Eşiniz için ise yanında olunması, sorumluluklarının paylaşılması veya kendisine güvenildiğini hissetmek daha anlamlı olabilir.
Siz bir problem olduğunda hemen konuşup çözmek isteyebilirsiniz. Eşiniz ise önce sakinleşmeye ve düşünmeye ihtiyaç duyabilir.
Siz eleştiriyi bir gelişme fırsatı olarak görürken, eşiniz aynı sözleri kendisine yönelik bir değersizleştirme olarak algılayabilir.
İşte tam bu noktada mizaç farklılıkları, evlilikte gözden kaçırdığımız önemli bir alan hâline gelir.
Çünkü her insanın olaylara verdiği tepki, ihtiyaçları, hassasiyetleri ve kendisini ifade etme biçimi aynı değildir.
Eşlerin Mizaçlarını Bilmesi Evlilikte Neden Önemlidir?
Mizaç, insanı anlamaya çalışırken başvurulabilecek önemli bakış açılarından biridir.
Eşinizin mizacını tanımak, onu bir kalıba sokmak ya da “Sen böylesin, değişemezsin.” demek değildir.
Tam tersine, “Eşim neden böyle davranıyor?” sorusuna daha derinden bakabilmektir.
Onun hangi durumlarda zorlandığını, neleri önemsediğini, sevgiyi nasıl algıladığını, hangi iletişim biçimine daha açık olduğunu ve hangi davranışların onda hassasiyet oluşturabileceğini fark etmeye çalışmaktır.
Çünkü eşimizi tanımadan kurduğumuz iletişim, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarımızın diliyle gerçekleşir.
Oysa evlilikte önemli olan yalnızca “Ben kendimi nasıl ifade ediyorum?” değil, aynı zamanda “Eşim beni nasıl duyuyor?” sorusudur.
Her Mizacın Evlilikten Beklentisi Farklı Olabilir
Evliliğin içinde iki farklı insan vardır. Dolayısıyla iki farklı beklenti, iki farklı hassasiyet ve farklı ilişki biçimleri de olabilir.
Kimi insan için düzen ve güven çok önemliyken, kimi insan hareket, heyecan ve yenilikten beslenebilir.
Kimi eş ilgi ve yakınlığı daha yoğun yaşamak isterken, kimi eş kendi alanına ve sakinliğine ihtiyaç duyabilir.
Kimi takdir edilmekten güç alırken, kimi eleştirilmeden dinlenmeye ihtiyaç duyabilir.
Bu farklılıkları “doğru” veya “yanlış” olarak değerlendirmek yerine, onları fark etmek evlilikte önemli bir denge oluşturabilir.
Eşinizin İlişki Dili Hangisi?
Belki de evliliğiniz için şu soruları yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir:
- Eşim sevgiyi nasıl hissediyor?
- Onu en çok ne mutlu ediyor?
- Hangi davranışlar onu kırıyor?
- Tartışma sırasında benden ne bekliyor?
- Ne zaman konuşmak, ne zaman yalnız kalmak istiyor?
- Takdir edilmek onun için ne ifade ediyor?
- Ben sevgimi gösterdiğimi düşünürken, eşim gerçekten sevgimi hissediyor mu?
Bu soruların cevapları her çift için aynı olmayacaktır.
Çünkü her evliliğin kendine özgü bir ilişki dili vardır.
Mizaç Farklılıkları Evlilikte Dengeyi Nasıl Etkiler?
Bazen söylediğimiz sözün niyeti ile karşımızdaki insanın aldığı mesaj birbirinden tamamen farklı olabilir.
Biz “yardım etmek” için söylediğimizi düşünürüz, eşimiz müdahale edildiğini hisseder.
Biz “ilgilendiğimizi” düşünürüz, eşimiz baskı altında hisseder.
Biz “sorunu çözmeye çalışıyoruz” deriz, eşimiz önce anlaşılmak ister.
Biz susup sakinleşmenin daha doğru olduğunu düşünürüz, eşimiz bunu ilgisizlik olarak algılar.
Yani sorun her zaman niyette değildir; bazen kullandığımız iletişim dilindedir.
Mizaç farklılıklarını anlamak, eşlerin birbirlerine ulaşabilecekleri dili keşfetmelerine yardımcı olabilir.
Dört Mizaç, Evlilik Hayatına Dört Farklı Bakış
Evlilik ve İlişkilerde Mizaç kitabının dikkat çekici bölümlerinden biri, mizaçların evlilik ve ilişkiler üzerindeki etkisini ele alan bölümdür.
Kitabın “Mizaç İlmine Göre Evlilik ve İlişkiler” başlıklı bölümünde dört temel mizaç üzerinde duruluyor:
- Safravi mizaç
- Demevi mizaç
- Balgami mizaç
- Sovdavi mizaç
Kitapta bu mizaçların özellikleri ve evlilik hayatına yansımaları ele alınırken, kadın ve erkekler açısından da farklı başlıklara yer veriliyor.
Bu bölüm okuyucuyu yalnızca “Eşim hangi mizaca sahip?” sorusuna değil, aynı zamanda “Benim mizacım ilişkimi nasıl etkiliyor?” sorusuna da yöneltiyor.
Evlilik ve İlişkilerde Mizaç Kitabında Neler Anlatılıyor?
Evlilik ve İlişkilerde Mizaç, yalnızca mizaçları anlatan bir kitap değil. Evlilik kurumuna daha geniş bir çerçeveden bakıyor.
Kitapta sevgi ve saygı, İslam'da evlilik anlayışı, nikâh akdi, eşlerin hak ve sorumlulukları, evlilikte uyum ve denge, kadın ve erkek arasındaki farklılıklar gibi çeşitli konular da ele alınıyor.
Özellikle evlilikte uyum ve denge konusu, farklı özelliklere sahip iki insanın aynı hayat içerisinde nasıl ortak bir yol oluşturabileceği açısından dikkat çekiyor.
Belki kitabı okurken kendinizle ilgili daha önce fark etmediğiniz bazı özellikleri keşfedeceksiniz.
Belki eşinizin yıllardır anlamlandıramadığınız bazı davranışlarına başka bir gözle bakacaksınız.
Belki de yıllardır “Beni anlamıyor.” dediğiniz bir konuda, aslında aynı şeyi farklı dillerde anlatmaya çalıştığınızı fark edeceksiniz.
Eşinizi Değiştirmek Yerine Onu Tanımayı Denediniz mi?
Evlilikte zaman zaman hepimizin düştüğü bir yanılgı vardır:
“Eşim biraz değişse, her şey daha güzel olacak.”
Oysa bazen ilişkiyi değiştirecek ilk adım, eşimizin değişmesi değil, bizim onu anlama biçimimizin değişmesi olabilir.
Onun mizacını tanımak, hassasiyetlerini fark etmek, sevgiyi nasıl algıladığını keşfetmek ve kendi mizacımızın ilişkiye nasıl yansıdığını görmek, eşler arasındaki iletişime farklı bir bakış kazandırabilir.
İki farklı insanın ortak bir ilişki dili oluşturması, evlilikte yeni bir anlayışın kapısını açabilir.
Belki de Sorun Sevgi Değil, Birbirinizi Anlama Biçiminizdir
Birbirini seven iki insanın her konuda aynı düşünmesi mümkün değildir.
Farklılıklar evliliğin doğal bir parçasıdır. Önemli olan, bu farklılıkları nasıl yönettiğimizdir.
Eşlerin kendi mizaçlarını ve birbirlerinin mizacını tanıması; beklentileri, hassasiyetleri ve iletişim biçimleri hakkında farkındalık oluşturabilir.
Çünkü amaç eşimizi kendimize benzetmek değil; farklılıklarımızın içinde birbirimize ulaşabileceğimiz yolu bulmaktır.
Evlilik ve İlişkilerde Mizaç Size Hangi Soruları Sordurabilir?
Belki de kitabı okurken kendinize şu soruları soracaksınız:
- Eşimi gerçekten tanıyor muyum?
- Eşimin mizacı, ilişki beklentilerini nasıl etkiliyor?
- Ben sevgimi gösterdiğimi düşünürken eşim bunu gerçekten hissediyor mu?
- Benim mizacım evliliğimde nasıl bir iletişim dili oluşturuyor?
- Eşimle aramızdaki farklılıkları çatışma yerine dengeye dönüştürebilir miyiz?
Evlilik ve İlişkilerde Mizaç, işte tam da bu soruların peşine düşen bir kitap.
Kendinizi ve eşinizi daha iyi tanımak, evlilikteki farklılıkları başka bir gözle değerlendirmek ve size özel bir ilişki dili oluşturmanın yollarını keşfetmek istiyorsanız, bu kitap evliliğe bakışınızda yeni soruların kapısını aralayabilir.
Çünkü bazen daha iyi bir evlilik için ihtiyacımız olan şey, daha çok sevmekten önce, sevdiğimiz insanı daha iyi tanımaktır.
Belki de ilişkinizde aradığınız denge, birbirinizi değiştirmeye çalışmakla değil, birbirinizi anlamaya başladığınız yerde ortaya çıkacaktır.